
Filme abartılmadan yerleştirilmiş öyle unsurlar var ki sizi filme çekiyor adeta. Gayet güzel tasarladıkları vampirlerin güneş ışığından etkilenmeden gündüz yolculuk etmesini sağlayan kameralı araçlar veya sıcak içecek zincirlerine paralel düşünülmüş kan satış zincirleri gibi temel vampir gereksinimlerine yönelik detaylar ile inşa edilmiş tersine bir dünyanın tüm gerekleri sizi “azınlık” duygusuna sokması filmi daha kolay ve istekli izlemenizi sağlıyor. Tüm bunların yanında film bittiğinde sanki aceleye getirilmiş hissi uyandıran bir aksiyon/macera kısmı da kafanızda yer etmiyor değil açıkçası, bu da filmin zayıf karnını oluşturuyor bence. Bir vampir filmi olarak geniş kitlelerin beklentisi olan hareketli sahneler, filmi “vampirli film” bakış açısıyla izleyenleri tatmin edecek gibi durmuyor.
Öykümüz ise vampirlerin egemen olduğu bir tersine dünyada geçiyor. Giderek azalan ve kaçan insan neslinden dolayı yapay kan araştırması yürüten bir şirkete hizmet eden ve bunu sadece daha fazla insanın av olmasını engellemek için yapan -gönülsüz vampir- Edward, vampirliğin tedavisini tesadüfen de olsa farkına varan Lionel ve kendisine güvenen ilk insan Claudia ile tanışınca eski insan yeni vampirleri özlerine döndürmek için bir umuda kavuşmuştur fakat bunun gerçekleşmesini istemeyen kişiler de vardır. “Ve olaylar gelişir…” şeklinde devam etmek film hakkında daha fazla ipucu vermemek açısından gerekli sanırım.

İyi seyirler dilerim.
Filmin Adı : Daybreakers/ Vampir İmparatorluğu.
Yapım Yılı : 2009
Yönetmen : Michael Spierig, Peter Spierig
Oyuncular : Ethan Hawke, Willem Dafoe, Claudia Karvan
Imdb Puanı : 6,5/10 .