
Evli
bir erkekle kaçmanın eşiğinden dönmüş, aslında tam anlamıyla “ekilmiş”
genç bir kız. Zengin bir baba. Babanın sahibi olduğu inşaatta çalışan
yakışıklı genç adam. Daha önceden bir karşılaşmanın tekrar etmesi. Bir
aşkın filizlenmesi vs. pek çok olay. Kulağa tanıdık geldi değil mi?
Birazdan aktaracağım filmde bunlar mevcut, hem de olanca normalliğiyle.
Üstelik sizin şu ana kadar izlediğiniz Yeşilçam filmleri sayesinde
söyleyebileceğiniz devamı da var; kızın delikanlıyı babasıyla tanıştırma
isteği, babanın delikanlıyı işten kovması, sonradan kabullenmesi vs…
Fakat pek çok filmden çok daha fazlasını söylemem gerekir ki, tüm bu
bildiğiniz hikayelere, pek çok sanal ortamda “klişe” olarak gösterilen
-ki inkar etmiyorum, bir yere kadar öyle- yorumlara, hatta kiminizin
sevmediği Kore Sineması’nın temsilcisi olmasına ve 2 saati biraz aşan
süresine rağmen filmin sonunda -en iyi ihtimalle- gözleriniz nemlenmiş
halde bulacaksınız kendinizi.
Nae meorisokui jiwoogae/ A moment to remember
fazlasıyla aşina olduğumuz karakterleri ve olay örgüsüyle önyargı
kurbanı olmaya aday olmasına rağmen övgüyü ve izlenmeyi fazlasıyla hak
eden bir film. Su-jin isimli genç kızımız unutkanlıktan muzdarip ve bir
gece kolasına “dadandığı” Cheoul-So’ yu babasının sahibi o
lduğu inşaatta tekrar görünce özür dileme niyeti ve bahanesiyle peşini bırakm
ıy
or ve bir aşk
doğuyor. Cheoul-So ise fazla konuşmayan, ve hatta “seni seviyorum” demeyi
esirgeyecek kadar kimi sözleri ve gözyaşını gömmüş bir kişiliğe sahip.
Buna rağmen oldukça mutlu olan çift evleniyor, tabi bu ana kadar ufak
unutkanlıklar göze çarpsa da, filmin ilk yarısı geçildikten sonra, yani
peri masalının bitmesiyle dramın dozu artırılıyor ve Su-jin’ in genç
yaşında nadiren rastlanabilecek

Alzheimer
hastalığı olduğu anlaşılıyor. “Kafasının içindeki silgi” gün be gün
kişileri, anıları, mutlulukları silerken Cheoul-So da sevdiği kadını
kaybetmemek uğruna inanılmaz bir çaba göstermeye başlıyor. Öyle ki,
karısının kendisine eski sevgilisinin adıyla seslenmesini bile
sakinlikle karşılamak durumunda kalabiliyor. Karısı da daha fazla acı
çektirmemek adına boşanmayı kafasına koyunca işler daha da içinden
çıkılmaz bir hal alıyor tabi. Delikanlımızla karısı arasında geçen şu
diyalog bile inanılmaz bir hüzün taşıyor :
Su-jin : Söylesene, anılar da giderse aşkın ne anlamı kalır? Bana iyi davranma, her şeyi unutacağım.
Cheoul-So : Ben.. her şeyi senin için hatırlayacağım..
Bu noktadan sonra film her sahnede daha da üstünüze geliyor, sizi
köşeye sıkıştırıyor gözyaşlarınızı dökmeniz için. Böylesine alışıldık
bir konuyu çok ince detaylarla süslendirip böylesine dram yüklü bir
başyapıt haline getirmek pek tabi ki Amerika’dan beklenmeyecek bir şey,
her zaman daha yakın ve sıcak bulduğum Kore’den çıkan bir filmin bu
izleri taşıması da şaşırtmıyor haliyle. Pek çok diyalog özenle
hazırlanmış gibi, aklınıza takılıp kalıyor.
Yeopgijeogin Geunyeo/ My Sassy Girl/ Hırçın Sevgilim’ e oldukça benzeyen kurgusu ve
Daisy kadar incelikli oluşuyla bu iki vatandaşı & türdeşi ile insanın hafızasında sağlam bir yer

ediniyor
Nae meorisokui jiwoogae/ A Moment to Remember
. Pek tabi ilk yarısı sizi fazla şaşırtmayacaktır ancak ilk saati
geride bıraktıktan sonra, özellikle market sahnesi ile, delikanlının
doktorla bire bir sahneleriyle, hastalığın ilk anlarında tüm evi saran
post-itlerle, kısacası ikinci yarısının büyük katkısıyla, hem genç kızın
hem de kocasının tarif edilemez dramıyla kolay kolay hatırınızdan
çıkmayacak bir film sizi bekliyor, haberiniz olsun.
İyi seyirler dilerim.
Filmin Adı : Nae meorisokui jiwoogae / A Moment to Remember
Yapım Yılı : 2004
Yönetmen: John H.Lee
Oyuncular: Woo-sung Jung, Ye-jin Son, Jong-hak Baek, Sun-jin Lee.
imdb Puanı:
8,2 /10 (3,350 oylama sonucu)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder